Kopenhag’da iklim randevusu …

Dünya İklim Zirvesi bugün Danimarka nın başkenti Kopenhag da başladı. İki hafta sürecek toplantılar, 18 Aralıkta ABD Başkanı Barack Obama da dâhil, 105 dünya liderinin katılacağı zirveyle sona erecek.

 

192 ülkeden 15 bin kişinin katılımıyla düzenlenecek toplantılarda 2012 yılında sona erecek Kyoto Protokolü nün yerini alacak yeni bir iklim sözleşmesi için görüşmeler yapılacak. Yeni imzalanacak sözleşmeyle atmosferde sera etkisi yapan zararlı gazların salınımının azaltılması ve yoksul ülkelere temiz teknoloji için milyarlarca dolarlık yardım yönünde anlaşmaya varılması hedefleniyor. Zirvede, karbon gazlarının azaltılmasının yol açacağı maliyetin paylaşımı konusunda zengin ülkelerle yoksul ülkeler arasındaki derin güvensizliğin de üstesinden gelinmesi ümit ediliyor.

 

Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: 

Toplantıya liderlerin katılacak olması ve Çin, ABD, Rusya ve Hindistan en çok sera gazı üreten ülkelerin emisyonları azaltma yönünde verdiği sözler, bir anlaşmaya varılması umudunu artırdı. Katılımcılar da zirveden sonuç çıkacağından umutlu. Zirvenin kapanışına katılacak olan ABD Başkanı Barack Obama, zirvenin başarılı olacağına dair umut taşıdığını belirterek, küresel ısınmanın sınırlandırılmasına ilişkin pazarlıkların yüzyılın gerektirdiği bir ödev olduğunu kaydetti. Almanya ve BM de zirvenin başarılı olacağı konusunda iyimser olduklarını vurguladı.

 

Ancak hala pak çok konuda anlaşmazlıklar yaşandığından zirvede Kyoto protokolünün yerini alacak nihai sözleşmenin imzalanmasına ihtimal verilmiyor.

 

Kopenhag toplantısının amacı, siyasi olarak bağlayıcı bir anlaşma yapmak ve yasal detaylar için 2010 da yeni bir takvim ortaya koymak olarak tanımlanıyor.

 

Bildunterschrift:     

Kyoto protokolünde sanayileşmiş ülkelerin 2012 ye kadar sera gazı salımlarını azaltması isteniyordu. Bu sefer ise aralarında Çin ve Hindistan ın da bulunduğu belli başlı tüm kirleticilerden, kuraklığı, çölleşmeyi, orman yangınlarını, deniz seviyesinin yükselmesi eğilimini tersine çevirmek için destek isteniyor.

 

Kopenhag da neler tartışılacak ?

Kopenhag zirvesindeki temel tartışma konularınıysa şu başlıklar oluşturuyor:

 

-Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere sera gazları salımının azaltılması hedefleri,

-Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişimine adaptasyonu için bu ülkelere mali destek,

-Dünyadaki ormanlık alanların tahribatını 2030 a kadar sona erdirmek için bir karbon ticareti planı oluşturulması.

 

Dünya liderleri, 1997 de mevcut BM iklim anlaşması Kyoto Protokolü imzalandığında toplantıya katılmamıştı. Bu sefer Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen ile BM nin iklim uzmanları paneli başkanı Rajendra Pachauri, açılış oturumunda konuşma yapacaklar arasında bulunuyor.

 

Bildunterschrift: İklim Zirvesi öncesinde cevreci protestolar düzenlendi

Çevrecilerse, politikacıların, yerküreyi felaketle sonuçlanabilecek bir iklim değişiminden kurtarmak için sadece 2 haftaları olduğu konusunda uyarıyor. Çevreciler, 12 Aralıkta Kopenhag da ve dünyanın diğer yerlerinde delegeleri mümkün olan en iyi anlaşmaya varmaya teşvik için gösteriler düzenlemeyi planlıyor.

www.dw-world.de/dw / 07.12.2009

 

İklim uzmanlarından ısınma uyarısı …

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Dünya İklim Zirvesi’nde 2050 yılına kadar küresel ısınmanın iki santigrat dereceyle sınırlandırılması hedefleniyor. Peki bu hedefe ulaşılabilecek mi ? DW’den Helle Jeppesen’in haberi.

 

Kanada’nın Toronto kentindeki York Üniversitesi UNESCO Kürsüsü Başkanı Charles Hopkins, “2050 yılı beni endişelendiriyor. Gelecek nesile miras bırakacağımız tüm sorunlar için ölçüt aldığımız bir yıl. 2050 yılında hava temizlenecek, sera gazları kalmayacak, yeni ağaçlar dikilip büyümüş olacak, denizlerde yeniden balıklar yüzecek. Ancak içimden, derinden bir ses, bunların hiçbirinin olmayacağını söylüyor” diyor.

 

Hopkins, sürdürülebilir kalkınma ile ilgili eğitim konseptleri geliştiriyor. Hopkins gibi diğer iklim araştırmacıları da bu yüzyıl içinde bir iklim felaketi yaşanmasının önüne geçebilmek için 2050’ye kadar insanlığın ürettiği sera gazlarının sıfıra indirilmesi gerektiği konusunda hemfikir.

 

Ancak bilim insanlarının talepleriyle hükümetlerin sunduğu çözümler arasında dağlar kadar fark var. Bu konu, Kopenhag’daki iklim zirvesinde en tartışmalı konular arasında yer alacak.

 

“Uzun vadeli kararlar alınmalı”

Alman hükümetine danışmanlık yapan Bilim Kurulu Üyesi ve Alman Kalkınma Politikaları Enstitüsü Başkanı Dirk Messner, Kopenhag’da köklü ve uzun vadeli kararların alınması gerektiğine dikkat çekiyor ve aksi takdirde 40 yıl içinde büyük sorunlarla karşı karşıya kalınacağı uyarısında bulunuyor.

 

Messner, “Bunun sonucu iklim değişikliği tehlikeli boyutlar alacak, küresel ısınma dört dereceye kadar ulaşacak. Bu, küresel güvenlik risklerini de devasa boyutlara çekecek. Ziraat olsun, beslenme, ve göç olsun, iklim değişikliğinin ekonomiye de güçlü etkileri olacak. Giderek daha güvenliksiz bir dünyaya doğru yol alacağız. Konuyla ilgilenen tüm uzmanların da söylediği gibi, bu sorunlarla başa çıkmanın masrafı, şu an iklim değişikliğiyle mücadelede harcayacağımız miktarın çok daha üstünde olacak” diyor.

 

Dirk Messner, iklim değişikliğinin hâlâ kontrol altına alınabileceğini, ancak kollar hemen sıvanmazsa bu fırsatın kaçırılmasının etkilerinin binlerce yıl hissedileceğini belirtiyor.

 

“Dünya yaşanamaz hale gelebilir”

İklim müzakerelerinde AB heyetine başkanlık eden Artur Runge-Metzger de bu etkiler konusunda uyarıyor ve ulaşılacak sıcaklığın Dünya yı ya da gezegenin pek çok bölgesini yaşanamaz hale getireceğine dikkat çekiyor. Runge-Metzger iyimserliği de elden bırakmıyor ve Kopenhag dan ne sonuç çıkarsa çıksın, karbondioksit salınımını azaltma eğiliminin süreceğini belirtiyor.

 

BM İklim Sekreteryası Başkanı Yvo de Boer de 2050 yılına kadar karbondioksit atılımının sıfırlanacağı bir ekonomi yaratılmasının teknik olarak mümkün olduğuna dikkat çekiyor ve bu hedefe ulaşmak için izlenmesi gereken yolla ilgili şunları söylüyor:

 

 “Daha şimdiden ortaya çıkmaya başlayan teknolojilere bir bakmamız gerek. Taşıma alanında örneğin sıfır karbondioksit salınımı ya da çok az salınım hedefine ulaşabiliriz. Modern ziraat ile bugünkünden daha fazla gıda üretebiliriz. Yaşadığımız evlerdeki enerji verimliliğini artırabiliriz. Ve kendimize şunu da sormamız gerekiyor: Sekiz saat boyunca verimli bir şekilde çalışabilmek için gerçekten de her gün büroya gitmemiz gerekiyor mu? Toplumsal yaşamımızda değiştirebileceğimiz ve değişecek çok şey olduğunu düşünüyorum.”

www.dw-world.de/dw / 06.12.2009

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR